Yapay zeka ve robotik teknolojiler, hızla günlük hayatın ve ticari süreçlerin bir parçası haline gelmektedir. Türk hukukunda yapay zekaya özgü, konuya doğrudan yanıt veren müstakil bir kanun henüz bulunmadığından, bu tür uygulamalardan doğan hukuki sorumluluklar şu an için mevcut genel hükümler ve temel ilkeler çerçevesinde değerlendirilmektedir; alanın hızla gelişen doğası, bu çerçevenin zamanla yeni düzenlemelerle şekillenmesini olası kılmaktadır.
Yapay zeka uygulamaları genellikle veri toplama, işleme ve karar verme süreçlerine dayanır; bu süreçlerde kişisel verilerin işlenmesi söz konusu olduğunda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uygulama alanı bulur. Yapay zeka veya robotik bir ürünün kusurlu çıkması ve zarara yol açması halinde ise, somut olayın özelliklerine göre ürün sorumluluğu, haksız fiil sorumluluğu veya sözleşmesel sorumluluk gibi mevcut genel hukuk kurumları devreye girer; bu değerlendirme her olayda ayrıca yapılması gereken bir husustur ve yapay zekaya özgü, şimdiden kesinleşmiş tek bir kural bulunmamaktadır.
Hukuk dünyasında tartışılan başlıca sorumluluk alanları arasında üreticinin ürünün güvenliğini ve kullanıcıların zarar görmemesini sağlama yükümlülüğü, kullanıcının teknolojiyi etik ve yasal sınırlar içinde kullanma yükümlülüğü, yapay zekanın kişisel veri işlediği durumlarda veri sahiplerinin haklarına uyulması ve otonom sistemlerin, örneğin sürücüsüz araçların veya endüstriyel robotların, sebep olduğu kazalarda sorumluluğun kime ait olacağının belirlenmesi sayılabilir. Bu son başlık sigorta ve tazminat hukukuyla da yakından ilgilidir ve gerek Avrupa Birliği gerekse diğer hukuk sistemlerinde hâlâ aktif olarak tartışılmaktadır.
Yapay zekayla ilgili uyuşmazlıklarda kusurun ve nedensellik bağının tespiti klasik olaylara göre daha karmaşık olabilir, zira karar verme sürecinin bir kısmı algoritmalar tarafından yürütülmektedir. Bu nedenle bu alanda faaliyet gösteren işletmelerin ve bireylerin, mevcut genel hükümler çerçevesinde sözleşmesel ve sigortaya ilişkin önlemlerini önceden planlaması önem taşır; yapay zeka ve robotik teknolojilere ilişkin hukuki çerçeve hem Türkiye’de hem dünyada henüz olgunlaşma aşamasında olduğundan, mevcut genel hukuk ilkelerinin ve gelişmekte olan uluslararası eğilimlerin yakından takip edilmesi, olası hukuki risklerin önceden öngörülebilmesi açısından önemlidir.


Bir Cevap Yazın