Velayet Düzenlemesinde Çocuğun Üstün Yararı İlkesi

1–2 dakika
Velayette Çocuğun Üstün Yararı

Boşanma veya ayrılık süreçlerinde velayetin düzenlenmesinde mahkemenin gözettiği temel ölçüt, çocuğun üstün yararıdır. Bu yazıda Türk Medeni Kanunu m.182 çerçevesinde bu ilkenin nasıl uygulandığı ele alınmıştır.

TMK m.182 Ne Düzenler?

Türk Medeni Kanunu m.182 uyarınca mahkeme, boşanma veya ayrılık davasında anne ve babanın velayete ilişkin anlaşmasını esas alabilir; ancak bu anlaşmanın çocuğun menfaatine aykırı olması halinde re’sen başka bir düzenleme yapabilir. Küçük çocukların anneye, okul çağındaki çocukların ise ana ve babanın eğitim durumu ve kişisel ilişkileri göz önünde tutularak belirleneceği hallere kanun ayrıca değinmiştir.

Üstün Yarar İlkesi Neyi İfade Eder?

Üstün yarar ilkesi, velayet düzenlemesinde anne ya da babanın değil, çocuğun bedensel, zihinsel, ahlaki ve sosyal gelişiminin öncelikli olarak gözetilmesini ifade eder. Mahkeme bu değerlendirmeyi yaparken tarafların istekleriyle bağlı değildir.

Mahkemenin Değerlendirdiği Kriterler

Uygulamada mahkeme; çocuğun yaşını, eğitim düzenini, sağlık durumunu, diğer ebeveynle olan bağını, ebeveynlerin barınma ve ekonomik koşullarını ve varsa çocuğun kendi tercihini göz önüne alır; gerek görüldüğünde uzman (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) görüşüne başvurulur.

Velayetin Değiştirilmesi Mümkün müdür?

Durumun değişmesi halinde hakim, re’sen ya da ilgilinin talebi üzerine velayetin kullanılma biçimini yeniden düzenleyebilir. Bu değişikliğin de her zaman çocuğun üstün yararı esas alınarak yapılması gerekir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukattan hukuki destek almanızı öneririz.

Bir Cevap Yazın

Şahin & Şahin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin