İşyerinden çıkarılan bir işçinin aklına gelen ilk soru genellikle şudur: Bu fesih haklı mıydı, ve eğer değilse geri dönebilir miyim? Türk iş hukukunda bu soruya cevap veren mekanizma işe iade davasıdır; ancak bu davadan yararlanabilmek için belirli şartların bir arada bulunması gerekir.
İş Güvencesi Kapsamına Girme Şartları
4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca işe iade davası açabilmek için öncelikle işçinin belirsiz süreli bir iş sözleşmesiyle çalışıyor olması gerekir. İşyerinde (tüm şubeler dahil) en az otuz işçi çalıştırılması ve işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması da aranır. Ayrıca işçinin işveren vekili konumunda olmaması gerekir; üst düzey yönetici konumundaki işçiler bu korumadan yararlanamaz.
Feshin Geçerli Nedene Dayanmaması
Davanın esasını oluşturan nokta, feshin işçinin yeterliliğinden, davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir nedene dayanmamasıdır. İşveren, feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispatla yükümlüdür; bu, işçiyi koruyan önemli bir usul güvencesidir.
Dava Açma Süresi
Fesih bildiriminin işçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulması gerekir. Arabuluculuk süreci anlaşmayla sonuçlanmazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; kaçırıldığında dava hakkı kaybedilir.
Dava Kazanılırsa Ne Olur?
Mahkeme feshi geçersiz bulursa, işveren işçiyi kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde işe başlatmakla yükümlüdür. İşveren işçiyi işe başlatmazsa, en az dört en çok sekiz aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ödemekle yükümlü olur. Bunun yanında, işçiye kararın kesinleşmesine kadar geçen süre için en çok dört aylık ücret ve diğer hakları da (boşta geçen süre ücreti) ödenir. Bu iki kalem birbirinden bağımsız olarak hesaplanır.
Sürecin Pratikteki Önemi
İşe iade davası, salt “işe geri dönme” garantisi vermekten çok, işverene fesih kararını gerekçelendirme yükümülülüğü getirerek keyfi fesihlerin önüne geçmeyi amaçlar. Uygulamada pek çok uyuşmazlık, işe fiilen dönmekten çok, işe başlatmama tazminatı üzerinden çözüme kavuşur.
Bu nedenle iş sözleşmesi feshedilen bir işçinin, bir aylık arabuluculuk başvuru süresini kaçırmadan, haklı olduğunu düşündüğü durumda hızlıca harekete geçmesi büyük önem taşır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukattan hukuki destek almanızı öneririz.


Bir Cevap Yazın