Bir miras bırakan, hayattayken mal varlığını istediği gibi kullanabilir; vasiyetname düzenleyebilir, bağışta bulunabilir, malını üçüncü bir kişiye devredebilir. Ancak bu özgürlük sınırsız değildir. Türk hukuku, belirli yakınlıktaki mirasçılara “saklı pay” adı verilen bir asgari koruma tanır ve miras bırakan bu paya dokunamaz. Pratikte en çok karışıklık, bu saklı payın ihlal edildiği durumlarda ne yapılabileceği konusunda yaşanır.
Saklı Pay Kimlere, Ne Kadar Tanınır?
Türk Medeni Kanunu’nun 506. maddesi saklı pay sahiplerini ve oranlarını açıkça düzenler. Buna göre alt soy (çocuklar ve onların alt soyu) için saklı pay, yasal miras payının yarısıdır. Ana ve babadan her biri için bu oran yasal miras payının dörtte biridir. Sağ kalan eş ise, hangi zümreyle birlikte mirasçı olduğuna göre değişen bir korumaya sahiptir; alt soy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı oluyorsa yasal miras payının tamamı, diğer hallerde ise dörtte üçü saklı pay olarak korunur. Kardeşler bakımından ise artık saklı pay hakkı bulunmamaktadır.
Saklı Pay Ne Zaman İhlal Edilmiş Sayılır?
Saklı payın ihlali genellikle miras bırakanın hayattayken yaptığı bağışlar veya ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetname, miras sözleşmesi) yoluyla ortaya çıkar. Örneğin miras bırakan, çocuklarından birine hayattayken büyük bir taşınmaz devretmiş ya da vasiyetnamesiyle mal varlığının büyük bir kısmını üçüncü bir kişiye bırakmış olabilir. Bu durumda, diğer mirasçıların yasal saklı payı fiilen zedelenmiş olur. İşte tam bu noktada devreye tenkis davası girer.
Tenkis Davası Nedir, Nasıl Açılır?
TMK’nın 560. maddesine göre, saklı payının karşılığını alamayan mirasçılar, miras bırakanın tasarruf edebileceği sınırı aşan kazandırmaların tenkisini (indirilmesini) dava edebilir. Tenkis davasının konusu genellikle miras bırakanın hayattayken yaptığı bağışlar veya vasiyetname/miras sözleşmesiyle yapılan kazandırmalardır. Mahkeme, saklı payı zedeleyen tasarrufu tamamen iptal etmez; sadece saklı payı tamamlayacak ölçüde indirir. Bu, dava sonucunda genellikle taşınmazın paylı hale gelmesi ya da bedel iadesi şeklinde karşılık bulur.
Süre Konusunda Dikkat Edilmesi Gerekenler
TMK’nın 571. maddesi tenkis davası için iki ayrı süre öngörür. Mirasçı, saklı payının zedelendiğini ve tasarrufun tenkise tabi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde dava açmalıdır. Bunun yanında, vasiyetnamelerde açılma tarihinin ilanından, diğer tasarruflarda ise mirasın açılmasından itibaren işleyen on yıllık mutlak bir süre de vardır. Bu süreler kaçırıldığında, saklı pay fiilen zedelenmiş olsa dahi dava hakkı düşer.
Kısacası, saklı pay kurumu, aile içi paylaşımda belirli bir adalet dengesi kurmayı amaçlar; ama bu dengenin fiilen korunması, hak sahibinin süresi içinde ve doğru yöntemle harekete geçmesine bağlıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukattan hukuki destek almanızı öneririz.


Bir Cevap Yazın